Not defteri (Textedit icon)Arama motorları, özgün içeriğe tabir-i caizse bayılırlar. Daha önce hiçbir sitede yayımlanmamış, eşi benzeri olmayan bir makale yazdığınızda, o makalenin içerdiği anahtar kelimeler aracılığı ile arama sonuçlarında makalenizin görüntülenme ihtimali, başka bir siteden tamamen ya da kısmen kopyalanmış bir makaleninkine oranla çok daha fazladır.

Çoğu zaman biz yazarlar işleri karıştırma eğilimindeyizdir. Çoğu zaman yeni fikirler bulmakta zorlanır ve aslında en basit şeylerin anlamlı olduğunu unuturuz.

Knowledge Unlimited sitesinde bir öğrenciye ait olan ve “bilmeniz gereken 12 ½ yazım kuralı” adlı posterden ilham alınarak Fuel Your Writing web sitesinde yayımlanan bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1. Eğer her gün yazarsanız yazılarınız gün geçtikçe daha iyi olur.

Neredeyse her gün yazı yazan bazı yazarlar olduğu kadar akıllarına iyi bir fikir geldiği zamanlarda durmadan yazı yazan yazarlar mevcuttur. Mümkün olduğu kadar çok yazı yazın, bir paragraf, kısa bir hikaye ya da uzun bir makale, farketmez; mümkünse her gün yazın!

2. Eğer sizin canınızı sıkıyorsa, okurlarınızın canınızı da sıkacaktır.

Daha önce hiç bir yazı yazdığınızda onu daha sonra yeniden okuyup yazının yarısında esnemeye başladığınız oldu mu? Eğer çok can sıkıcı olduğunu düşünüyorsanız, düzenleyin ve yeniden başlayın.

3. Bir yazma rutini edinin ve ona bağlı kalın.

Yazmak için bir zaman seçin. Bu ister taze ve ışıltılı bir sabah olsun ya da sessiz bir akşam olsun, günün istediğiniz saatinde yazacağınız bir zaman belirleyin ve ona sadık kalın. Bu durum daha üretken olmanıza yardımcı olur. Yazı yazdığınız yerin konforu da yazılarınızın kalitesi açısından önemlidir.

4. Şiir her zaman kafiye içermek zorunda değildir.

Kendi tarzınıda bir şiiriniz olabilir. Daima kuralları takip etmek zorunda değilsinizdir. Arada bir onları kırın!

5. Hem gerçek hayatınızda hem de yazılarınızda basma kalıplara karşı çıkın

Basma kalıplardan uzak durmaya çalışın. Farklı karakterler ve hikayeler kullanmak iyidir. Farklı kültürlerdeki okurlarınızın ilgisini çekebilir.

6. Yazarlar okur. Yazarlar çok okur. Yazarlar her zaman okur.

Gazete, kitap, dergi, hatta deterjan kutularının arkasındaki etiketleri bile okuyun. Okuyun, okuyun, okuyun ve okuyun.

7. Sevdiğiniz kelimelerin, kitapların, yerlerin ve diğer şeylerin bir listesini yapın.

Bu şeylerin yaratıcılığınızı etkileyebileceğini ve iyileştirebileceğini biliyor muydunuz?

8. Gününüzün her zaman mutlu olmasına gerek yok.

Her bir hikayenin bir sonu vardır ancak bu o hikayenin her zaman mutlu sonla ya da çıkarılması gereken bir dersle bitmesi gerektiği anlamına gelmez. Okurlar, konu hikayenin sonuna geldiğinde meraklıdırlar. Hikayenizi okurunuzu şaşırtacak bir sonla bitirebilir ya da ucu açık bir şekilde bitirerek onların hikayenin sonunu tahmin etmelerini sağlayabilirsiniz. Bu sayede okurlarınız daha sonraki yazılarınızı da okuyacaklardır. Bu tamamen size kalmış.

9. Daima not defteriniz ve yedek kaleminiz yanınızda olsun.

Bu bir zorunluluktur. Eğer şu an yanınızda bir not defteri ya da bir kaleminiz yoksa, çok ayıp! Not defterinizi ve kaleminizi (hatta birkaç kalem birden) mutlaka çantanızda bulundurun ve hiç ummadığınız bir anda aklınıza gelebilecek fikirlerinizi not edin.

10. Yürüyüşe gidin. Dans edin. Otları koparın. Bulaşıkları yıkayın. Bunun hakkında yazın.

Eğer siz de gündelik olarak bloglamayı seven ancak sık sık yeni fikirler bulamayanlardansanız, o zaman neden gördüğünüz, yaşadığınız şeylerden bahsederek onları dünyanın geri kalanıyla paylaşmayasınız? Özel bir yeteneğiniz ya da ilginiz mi var? O zaman onun hakkında yazın. Farklı konular, farklı kişilere hitab eder.

11. Tek bir tarza bağlı kalmayın. Yeni bir şeyler deneyin.

Başka söze gerek var mı?

12. Hikayenin iki tarafını da öğrenin.

İki tarafa da bakın, düşünün ve anlatın. Tıpkı diğer her hikayede olduğu gibi olayları sadece tek taraflı anlatmanın eğlenceli bir tarafı yoktur.

Peki ilham alınan posterde de belirtilen “buçuk” nerede? Bu yazıyı okumayı bırakın ve gidin birşeyler yazın.

Paylaş.

5 yorum

  1. iş fikirleri üzerinde

    ingilizceden orjinaline sadık çeviri yapıp kendi blogumuzda yayınladığımızda bu google ın gözünde özgün bir yazımıdır? veya türkçeye çevirip tekrar re-write mı yapmak gerekiyor google için özgün yazı olabilmesi için.bir yerde çeviri yazıların google tarafından anlaşılabildiği ve özgün yazı olarak algılamadığını okumuştum.ve bir hayli kafamı karıştırmıştı.

  2. Bildiğin üzere Google Translate aracı ile siteleri farklı dillere çevirmek artık mümkün. Dolayısıyla Google çevirileri, en azından kendine ait servislerin birisi üzerinden algılayabiliyor ancak bu bilgiyi Google arama motoru ile paylaşıp paylaşmadığı muamma. Çeviri yazıları her ne kadar %100 orjinal içerik olmasa da, başka bir siteden doğrudan alınmış, kopyala yapıştır bir yazıdan daha “özgün” olduğuna şüphe yok.

  3. Pingback: » Seo Nasıl Yapılır

  4. Pingback: SEO DAHA ÖNCE HİÇ OLMADIĞI KADAR ÖNEMLİ VE GEREKLİ | Sanalmagazalar || Blog

  5. Pingback: SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Nedir, Nasıl Yapılır? | Atınç YURDAKUL

Yorum Bırakın