Arama Motorları Sitemi Görmezden Gelecek mi?
Arama motorları sitemi görmezden gelecek mi? Bu gerçekten çok güzel bir soru ve bu soruya verilebilecek tek bir cevap ne yazık ki bulunmuyor. Arama motorları web sitelerini çeşitli nedenlerden ötürü görmezden gelebilir. Bu nedenler arasında:
- robots.txt dosyasının uygunsuz kullanımı
- rel=”nofollow” etiketinin site içi ve navigasyon bağlantılarında kullanımı
- Arşivlenebilir içeriğin bulunmayışı
- Taze içeriğin bulunmayışı
- Siteye gelen güvenilir linklerin bulunmayışı.
Tüm bunların yanısıra daha başka nedenler de bulunabilir elbette ancak benim deneyimlerine göre arama motorlarının bir web sitesini görmezden gelmeleri durumunda en sık karşılaşılan nedenler bunlar.
PageRank şekillendirmesi arama motorlarının sitenizi görmezden gelmesi ile sonuçlanır – Daha iyisini bilmeyen pek çok kişi, SEO komünitesinin farklı kesimlerinden gelen “PageRank şekillendirmesi”ne yönelik kötü tavsiyeyi dinlemişlerdir. Günümüzde ise, her ne kadar bir zamanlar bu fikri savunanların sesi yüksek çıkarken artık sesleri kesilmiş olsa da, bu kişiler daha önce yayımladıkları tavsiye niteliğindeki makalelerini Web üzerinden kaldırmadılar. Bu sebeple de, web üzerinde güncel bilgiye ulaşmayı umursamayan (ya da bunun nasıl yapılacağını bilmeyen) kişiler o eski yazılara ulaşmaya ve orada verilen tavsiyelere uymaya devam ediyorlar.
Bu musibet, Web yöneticilerinin başına dert olmayı önümüzdeki birkaç yıl süresince sürdürecek gibi görünüyor, tıpkı karşılıklı alınan linklerin aşırı kullanımının Web yöneticilerinin başını ağrıtması gibi. Her ne kadar karşılıklı link değişimi özünde kötü bir şey olmasa da, arama motorları sitelerini “sadece” bu yolla tanıtan kişileri ödüllendirmeyeceklerini açık ve net bir şekilde ifade ettiler. İster PageRank şekillendirmesi, ister PageRank istiflemesi ya da PageRank birleştirmesi olsun, bu tip isimler gerçekten ne dediğini bilmeyen SEO uzmanlarının sitelerinde yayımladıkları SEO ipuçları arasında yer almaktadır. Arama motorları, bizim sandığımızdan çok ama çok daha akıllı algoritmalara sahiplerdir. Siz onu bugün aldattığınızı sanırsınız ancak yarın Google size ters köşeden çelme takabilir. Eğer bu tip yöntemleri robots.txt, nofollow ya da meta etiketlerini kullanarak yapıyorsanız, derhal durun.
Taranabilir içeriğin olmayışı – Deneyimli SEOlar fotoğrafçıların web sitelerinin arama motorlarında neden iyi bir yere sahip olmadıklarını sorduklarında derin bir iç çekerler. Ancak taranabilir içeriğin azlığı ya da hiç olmayışı sadece fotoğraf sitelerine özgü değildir. Diğer pek çok site de kendilerini bu durumda bulabilir – bunlar arasında sürekli görsellere ağırlık veren e-ticaret siteleri de yer alabilir. Buradaki problem, fikri satan şeyin görselin kendisi olmasıdır, kelimelerin değil. Elbette, eğer ALT= metnini kullanırsanız, sayfanızdaki her bir görsel için hedeflediğiniz anahtar kelimelerle zenginleştirilmiş açıklamalar ekleyebilirsiniz. Ancak eğer flash kullanıyorsanız, ne yazık ki seçiminiz oldukça sınırlıdır.
ALT= metninin de pek çok sınırlamaları bulunmaktadır. ALT= metni, özünde, görselleri işleyemeyen tarayıcıların görsel yerine gösterebilecekleri bir metni belirtmek için oluşturulmuşlardır. Ancak günümüzde bu tip tarayıcıların neredeyse yok denecek kadar az olması nedeniyle, bu etiket pek çok kişi tarafından hilekar amaçlarla kullanılmaktadır. SEOlar, ALT= metninde 10 kelimeden daha fazlasını kullanmamaya özen göstermelidirler. Ancak fotoğrafçılar ve Web tasarımcıları kullanıcılar tarafından görünebilen metinleri web sitelerine entegre edebilmenin yollarını bulmalıdırlar. E-ticaret siteleri ise her bir ürüne özgü ürün açıklamasının kullanıldığından ve bu açıklamaların görsel içine değil de doğrudan sayfaya metin olarak eklendiğinden emin olmalıdırlar.
Taze içeriğin bulunmayışı – Bu tartışmaya açık bir noktadır, zira tüm web siteleri için geçerli olmayabilir. “Statik” adı verilen ve iyi link almış web sitelerinin taze içeriğe ihtiyaçları yoktur. Arama motorları bunu anlarlar. Ancak eğer bir web sitesi güncel içeriği sunacak şekilde yapılandırılmışsa ancak bunu başaramıyorsa, bu o zaman bir problem oluşturabilir. Yeni bir içerik paylaşmayan bir blog düşünün. Arama motorlarının o zaman bu bloga, daha aktif olan diğer bloglara davrandığı kadar “sevecen” davranması için bir neden var mıdır? Arama motorları blogları, forumları ve diğer taze içerik yayımlamaya yönelik siteleri, onların üretkenliklerine göre önceliklendirebilecek kadar akıllıdırlar.
Peki bunu nasıl başarıyorlar? İyi bir soru. Benim görüşüm bunu RSS beslemeleri aracılığı ile yapıyor oldukları. Ancak kimilerine göre bu yorum sayısı, kimilerine göre de siteye yönelik verilen linklerin link/gün ortalamasına bağlı olduğu yönünde. Bu işin özünü bu konuda spekülasyon yapmayı seven komüniteye bırakalım. Ancak pek çoğumuz, blogların, mümkün olduğu kadar çok sayıda ping sunucusuna ping göndermeleri gerektiği konusunda hemfikir.
Siteye gelen güvenilir linklerin bulunmayışı – SEO komünitesindeki pek çok kişi, kendilerine verilen linklerin pek çoğunun kendilerine yardımcı olmadığını anlamıyor gibi görünüyor. Hepimiz, SEO forumlarında, “Yardım edin! Link inşası yapmama rağmen sitemi hiçbir yerde göremiyorum.” gibisinden mesajlarla karşılaşmıştır. Analiz sonucunda bu sitelerin genellikle cezalandırılmamış olduğu görülür. Buradaki sorun genellikle link veren sitenin kalitesiz olmasıdır. SEO komünitesi genellikle bir site ne kadar, kaliteli veya kalitesiz, link alırsa, sitenin arama motoru sonuç sayfalarındaki sıralaması da o derece iyi olur görüşündedir. Bu başlıbaşına yanlış bir bilgidir. Burada ihtiyacınız olan iki şey vardır: Kaliteli linkler ve kaliteli (taranabilir) içerik. Bunlardan herhangi biri olmadan başarmanız mümkün değildir.
Ne yazık ki pek çok insan, kaliteli linkler ile kaliteli içerik arasındaki oranı iyi ayarlayamamakta ve bunun sonucunda da arama motorları siteleri görmezden gelmektedir. Eğer siz de “arama motorları sitemi görmezden gelecek mi?” sorusunu soran insanlardansanız, belki de kendinize şu soruyu sormalısınız: “Arama motorlarının sitemi görmezden gelmelerine yol açacak herhangi bir şey yaptım mı?”
Bazen birden fazla soru sormak, doğru cevabı bulmamızı sağlar çünkü bu sayede probleme birden fazla açıdan bakabiliriz.
Kaynak: Best SEO Blog
Etiketler: Arama, Google Search, İçerik, Link, Link Building, Yahoo! Search











Yorum yazın!